Görsel kültürün, minyatür resim sanatı ile bağını kurmaya, yıkmaya ve dönüştürmeye imkân tanıma ortamını yaratmaya çalışırken; görsel kültürün kendisi olan günlük yaşamın, düşte bıraktığı imgeleri birleştirme süreci ve yüzey üzerinde daha önce denenmemiş bir bakış açısıyla iz bırakma çabaları, günden güne sanatı anlamlandırma sürecimi daha da çetrefilli hâle getiriyor. Tüm değerler ve kavramların üzerinde olması gereken yegâne şey “sanat” diyebiliyorsak, her şeyi dönüştürmeye ve yeniden tanımlamaya da imkân vermelidir.
Minyatür resim sanatlarının günümüze dek ele aldığı konuların toplamı, minyatürü geleneksel ve muhafazakâr olarak tanımlamakla beraber, devamlılığını sağlama konusunda deneysel süreçlere ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.
Katarsis serisi; sanatın imkânlarını ve sorgulama sınırlarını bu bağlamda deneysel olarak birleştirerek, popüler kültürün konusu olan casino kavramını ele almasıyla bir tezatlık oluştururken; sanatın aynı zamanda casino kültürü kavramının, görsel kültür çerçevesinde sorgulanmasına da imkân tanıyor. Katarsis, bir dışavurum ve rahatlama süreci olarak tanımlanmakla beraber; üretilen görseller yalnızca bu tanımı ifade etmekle kalmayıp, sanatçının kendisi için bu deneysel süreci bir kırılım ve arınma dönemi olarak yaşadığını da ortaya koymaktadır.
Her şeye dâhil ve her şeyden bağımsız olan sanatla kalmanız dileğiyle.