Çağdaş Türk Resminde İç Mekân
04 Jul 2026 Hafize Pektaş ve Ayşe Gül Gündüz Sanat Dünyası 21 Görüntülenme

Dr. Öğr. Üyesi Hafize Pektaş ve Ayşe Gül Gündüz tarafından kaleme alınan "Çağdaş Türk Resminde İç Mekân" başlıklı makale, Türk resim sanatında mekân algısının tarihsel gelişimini ve özellikle 1950 sonrası dönemdeki dönüşümünü inceleyen akademik bir çalışmadır. Bu çalışma, resim sanatında figürü destekleyen, anlamı pekiştiren ve kompozisyon bütünlüğünü sağlayan en önemli unsurlardan biri olan iç mekân yani enteriyör kavramına odaklanması açısından büyük önem taşımaktadır. 

Makalenin literatüre sağladığı en önemli katkı, 1950 sonrası Türk resminde iç mekâna yer veren on farklı sanatçının eserlerini analiz ederek bu bulguları tek bir kaynakta toplaması ve resim tarihi literatürüne kazandırmasıdır. Aynı zamanda bu çalışma, resme yeni başlayan adayların figürü bir mekân içine yerleştirirken yaşadıkları zorluklara, incelenen eserler üzerinden örnek çözümler ve teknik analizler sunarak rehberlik etmektedir. Ayrıca makale, sanatçıların mekânı algılayış biçimlerinin dönemlerin sosyolojik, ekonomik ve teknolojik değişimleriyle nasıl paralellik gösterdiğini ortaya koyarak sanat tarihini sosyal tarihle harmanlamaktadır. 

İçerik bakımından makale, iç mekân kavramının tanımıyla başlayıp tarihsel süreçteki gelişimini özetledikten sonra 1950'den günümüze kadar olan dönemdeki yaklaşımları incelemektedir. İncelenen eserlerde modern ev içi çalışmalar, kırsal yaşam yansımaları, restoran, eğlence mekânı ve atölye gibi farklı iç mekânların işlendiği görülmektedir. Eserlerin çoğunda klasik perspektif anlayışının kullanıldığı, ressamların biçimsel ve kavramsal olarak ağırlıklı şekilde anlatımcı ve yansıtmacı kuramları benimsedikleri tespit edilmiştir. Çalışmada Eşref Üren, Şeref Bigalı, Fikret Mualla, Adnan Turani, İbrahim Balaban, Bedri Baykam, Gülsün Karamustafa, İrfan Önürmen, Nejat Melih Devrim ve Neşet Günal gibi isimlerin eserleri; renk, kompozisyon ve mekânın hikâyesi bağlamında analiz edilmiştir. Sonuç olarak makale, mekânın sadece fiziksel bir boşluk değil, aynı zamanda sanatçının iç dünyasını, toplumsal yapıyı ve dönemin kültürel kodlarını yansıtan bir ifade alanı olduğunu vurgulamaktadır.

Makaleyi okumak için tıklayınız.